Küçük şeyler yüzünden !

Küçük şeyler yüzünden oldu her şey .. İblis, küçük bir şeyden dolayı celbetti Rabbin ebedi lanetini ..Adem küçük şeylerden dolayı kaybetti cennetini .. Küçük şeyler yüzünden oldu her şey..Küçük şeylerde büyük dersler var demek ki ..

Küçük şeyler yüzünden koptu tufan ve yine küçük şeyler yüzünden binemedi sefine-i  Nuha Kenan.. Oysa terketmek ve vazgeçtim demek zor olmasa gerekti tağuttan ve batıldan ..Yine  küçük şeyler yüzünden kaçırmakta istikamet gemisini o gün, bugün şu zavallı insan ..
Küçük şeylerden dolayı oldu büyük kaybedişler .. Firavunlar, Bel’amlar , Karunlar yada Nemrudlar hep büyük gördükleri o küçük şeylerden dolayı kaybettiler .. Küçük şeyler yüzünden zulme maruz kaldı Musalar ve İbrahimler .. Büyük görülen o küçük makamlar yüzünden oldu   asılnda  herşey .
Küçük şeyler yüzünden yaşandı büyük ihanetler ..Yusuf, küçük şeyler yüzünden terkedildi ıssız bir kuyuda..  Hased ten kaynaklanan milimetrik bir sevgi kaymasından dolayı kuyuya terketmişti Yusufu, ağabeyi Yahuda .. Onun için satıldı Yusuf bir köle pazarında ..
İskaryot, İsa’yı Roma hükümetine küçük şeyler yüzünden ispiyonladı.. Hep küçük şeyler yüzünden oldu bunlar .. Küçük şeyler yüzünden yaşandı büyük aldanışlar .. Küçük şeyler neden oldu Haçlı seferlerine ve irtikap edildi tedhiş.. Küçük şeyler yüzünden tahrif edildi din ve icad edildi teslis… Ve küçük şeyler yüzünden iktidar oldu o mel’un İblis ..
Küçük şeyler yüzünden mahkum etti İsrailogulları Musa’yı yalnızlığa.. Musa, onları Firavun’un şerrinden kurtarıp özgürlüğe kavuşturmuştu oysa.. Bize yetmez dediler “Men ve selva” ve değiştiler özgürlüklerini soğana ve sarımsağa.. Küçük şeylerden dolayı takas ettiler kıymetsiz olanı en kıymetli olana .
Küçük şeyler yüzünden yaşandı tüm zulümler .. Amr Bin Hişam, küçük şeylerden dolayı girdi  Amr bin Yasir’in gözleri önünde Sümeyye’nin kanına .. Umeyye bin Halef küçük şeylerden dolayı kırbacıyla imzasını atmıştı Bilal-i Habeşi’nin vücuduna .. Tarih, hep küçük şeyler yüzünden tanık olacaktı bunlara..
Küçük şeyler yüzünden oldu büyük ihanetler .. Ömer İbni Sa’d, çocukluk arkadaşı Hüseyini  büyük gördüğü o küçük makam için katledecekti Kerbelada .. Bunun karşılığında Rey valisi olacaktı ama o da katledilecekti tam altı yıl sonra ve zalim bir isim olarak zikredilecekti tarihin karanlık sayfalarında..
Küçük şeylerden dolayı yaşanıyor büyük iftiraklar .. Küçük şeyler yüzünden yıkılıyor yuvalar.. Küçük şeylerden dolayı ağlıyor analar.. .Küçük şeylerden dolayı kardeş kardeşin giriyor kanına … Küçük şeylerden dolayı leke düşüyor insanlığın şanına.. Küçük şeylerden dolayı zalimler egemen oluyor dünyaya.. Küçük şeylerden dolayı utanç duvarları örülüyor insanların arasına..
Küçük seyer yüzünden kopuyor büyük fırtınalar… Küçük menfaatler yüzünden bombalandı Nagasakiler ve Hiroşimalar ..
Bugün dahi yaşadığımız coğrafyada küçük şeylerden dolayı yaşanıyor tüm sorunlar.. Basit menfaatler adına hancerleniyor kardeşlikler ve dostluklar ..
Halik en büyük, mahluk en küçüktür. Küçük olan insanın büyüklenmesiyse en büyük zulümdür. insanın değeri kendi küçüklüğünü idrak edebildiği nispettedir. Haddini bilen Rabbini bilir..
Bunu yapabilmek ise “Allahu Ekber” sırrına ermekle mümkündür.  Allah’ın en büyük olduğunu hatırlamakla.. O, o kadar büyüktür ki O’nun yanında herşey küçülür ..
O büyük gördüğünüz makamlar ya da adamlar .. O büyük gördüğünüz servet ve şöhret  .. O büyük gördüğünüz krallar,padişahlar,reisler ya da efendiler… Alimler,ahbarlar yada ruhbanlar .. “Allahu Ekber” sırrıyla küçülür tüm bunlar ..
Büyük olan Allah, küçük olan insanın küçük şeyleri Rabbinden ve Onun rızasından daha büyük görmesini istemiyor demek ki… Ahiret yokmuş gibi yaşadığımız için tecrübe ediyoruz haddizatında tüm bu zilletleri… “Allahu Ekber” sırrıyla  küçülerek idrak edebiliriz ancak bu hakikati ..  Ancak o dem öldürebiliriz içimizdeki nifakı, kini ve adaveti..
Ve hor görme garibi der içimizdeki vicdan ve mustazafa sahip çık der iman ettiğimiz Kur’an. Zira unutmamak lazım ki Yetim veya öksüz bireyler olduğu gibi yetim milletler de vardır. Filistin onlardan birisidir. Yetimin başını okşayan bireyleri Allah onurlandırır. Onları yaşadığı cemiyete hatta belki dünyaya lider yapar. Amma yetimin yüreği titrerse arş ihtizaza gelir ve onu titretenden Allah asla razı olmaz.
Bundan beş yıl evvel bir camianın lideri Mavi Marmara ile ilgili İsraili kasdederek “Otoriteden izin alınmalı” ifadesi sinelerde o camianın kaybetmesine vesile olmuştu. Şimdilerde ise cumhur başkanının Mavi Marmarayı kasdederek “Dönemin Başbakanından izin mi almışlardı?” ifadesi sineleri yaralamıştır. Zira Filistin sadece bir toprak parçası demek değil yüzbinlerce yetimin, öksüzün ve dulun sızlayan ve acıyan yüreği demektir. Onlar titrerse arş titrer.
Lider konumunda olan kimseler çok dikkatli olmak zorundadırlar. Nasıl ki görme engelli Abdullah İbni Ümmi Mektum isimli sahabiye Allah resulü’nün anlık ihmali Allah katında onun tazir edilmesine sebep olduysa abluka altında özgürlüğü engelli ci ve izdirap icinde Filistine anlık gaf Rabbimizin razı olmayacağı bir durumdur diye düşünüyorum.
Başarı Allahtan bağımsız değildir. Bu evvelki misal için geçerliyse şimdi ki misal için de geçerlidir. Bağlı olmak başkadır bağımlı olmak başkadır. Bağlılık ilkeler üzerinden bağımlılık şahıslar üzerinden olur.

Add Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *