Buruk Eylül

Bu Eylül içim bir ayrı buruk
Kış değil henüz, lakin bir yerim donuk
Damarlarımda sanki kan yerine hüzün var
Üşütmemişti içimi böyle ne yağan kar ne esen rüzgâr
Bayram dahi bayram değil, sanki donuyor iliklerim
Gurbet değil acıtan sadece, lakin bilmiyorken bildiklerim
Tiryak oluyor bir nebze gönlüme yıllar evvel yazdığım bir şiir
Lakin bilmiyorum gözyaşıyla erir mi bu muannid demir
Hobbes haklıymış demek geliyor içimden
İnsan insanın kurduymuş meğer
Kalmamış sanki vicdandan, irfandan, insaftan bir nebze eser
Sokaklarda çocuk cesetleri, annelerde feryat, yetimlerde hıçkırık
Vefasızlık diz boyu, zira vicdanın kolu kırık
Abdülhak Hamid’in dediği gibi her yer karanlık her yer makber
Lakin bana umut veren, yine mabedden yükselen o ses
Allahu Ekber, Allahu Ekber
Biliyorum bitecek bu uğursuz gece ve gelecek beklenen sabah
Sabret gönül sabret
La taknetu min rahmetillah