Bilgin Erdoğan, ABD hapishanelerinde ezanı duyunca Müslüman olan R.White’ın hikayesini anlattı

Bilgin Erdoğan, ABD hapishanelerinde ezanı duyunca Müslüman olan R.White’ın hikayesini anlattı

ABD hapishanelerinde eğitici din rehberi olarak görev yapan ve tam 18 yıl boyunca yüzlerce insanın İslam’a girmesine şahit olan Bilgin Erdoğan ile, ABD hapishanelerindeki durumu ve mahkumların İslam’a giriş hikayelerini konuştuk.

İşte Bilgin Erdoğan ile yaptığımız söyleşi;

Bigin Bey, Amerika’da hapishane ortamında dini rehberlik yapıyorsunuz. Kaç yıldır bu uğraş içindesiniz?

Yaklaşık 15 senedir Amerikan hapishanelerinde dini rehber olarak çalışıyorum.

Bu işe başlamak nerden aklınıza geldi?

Amerika’ya ilk geldiğimde doktoraya devam ederim düşüncem vardı. Aslen siyaset bilimciyim lakin din psikolojisi ile ilgileniyordum. Sonra Amerika’ya ayak basmamın hemen ardından fahri olarak bir hapishanede vaaz vermeye gittim. İnsanların dikkati ve ilgisi beni bu işte devam etmeye teşvik etti. Şöyle bir bakıyorum da 15 sene olmuş. Yıllar çabuk geçiyor.

Siyaset bilimci kökenliyim dediniz. Yaptığınız işle bir bağlantı kuruyor musunuz?

Siyaset yani idare etme sanatı hayatın her sahasında. Bazen yarı latife ile şöyle diyorum. Dünyayı idare etmeye çalışan bir ülkenin idare edemediği insanları duvarların ardında idare ediyoruz.

Güzel bir nokta. Peki mesleki tanımınız nedir?

Mahkumlarla ilgilenmek. Onları dini ihtiyaçlarına cevap vermek. Manevi rehberlik yapmak. Zor zamanlarında moral vermeye çalışmak. Ayrıca dini dersleri ve servisleri yönetmek. Mesela akide derslerimiz var. Cuma namazını kıldırıp hutbe veriyorum.

İçerdeki suçlular daha çok hangi sebeplerle ordalar?

Genel anlamda adi suçlular ve daha çok uyuşturucu satışı ile ilgili diyebilirim. Lakin her tür suç var.

Etnik olarak nasıl bir ortam var?

Daha çok Afro Amerikan.

Peki müslümanlar da var mı?

Kuzey Amerika’da yüzde 20 kadar müslüman var diyebilirim. Benim çalıştığım hapishanede 2100 kadar mahkum var bunların 535 tanesi müslüman.

Öyle mi? Ciddi bir rakam? Peki daha çok içerde mi müslüman oldular yoksa dışardayken müslüman mıydılar?

Genel itibarıyle içerde İslam’ı seçiyorlar. Ben 148 kişiye bu anlamda vesile oldum. Beni özellikle ilk yıllarda motive eden bu şehadet hikayeleriydi.

Bu heyacan verici olmalı? Manevi olarak tatmin edici bir değere sahip.

Evet. “Allaha davet eden, salih amel işleyen ve ben müslümanlardanım diyenden daha güzel sözlü kim vardır” der kelamullah.

Hapishanede Ramazan nasıl geçiyor?

Ramazan hapishanede çok yoğun geçer. Yaklaşık 465 kişi oruç tutuyor. 535 kişilik müslüman nüfusu için çok yüksek bir rakam. Bunların hepsini listelemek durumundayım. Her biri oruç tutacaklarına dair form imzalıyorlar. Hapishane yönetimi onlar için sahur yemeği ve süt veriyor imsak vaktinde. Ayrıca iftar özel yemeği çıkıyor. Her akşam birlikte akşam namazını kılıyoruz.

Bunlar çok güzel yaptığınız işten memnun musunuz diye sormama gerek yok sanırım?

Elbette memnunum lakin 15 sene gurbette kalmak kolay değil. İnsanın hayatında değişiklik yapması da gerekiyor.

Bu güzel meslek dışında başka faaliyetleriniz var mı?

Elbette iki farklı İslami faaliyetler yapan organizasyonun yönetimindeyim. Uphill Foundation ve Wisdom net. Ayrıca kitap yazıyorum. Bes tane kitabım var yazdığım. Hilal Haber de köşe yazıyorum ve ayrıca Kurani Hayat dergisinin yayın kurulundayım.

Son olarak sonradan Müslüman olanlardan unutamadığınız bir misal verir misiniz?

Amerikan hapishanesinde R.White isimli bir mahkumla konuşuyordum. Konuşmanın akışı bir şekilde onun şehadet hikayesine geldi. Kendisi elli üç yaşında ve çocukluk yaşlarından beri mahkum. Hapishanede müslüman olanlardan. Şehadetini aldığında yirmi beş yaşındaymış.Nasıl müslüman olduğunu onu neyin etkilediğini sohbetimiz sırasında anlatmıştı. Duygulandım ve gözyaşlarımı tutamadım.

“Ezanın manası yüreğimi eritti”

Şöyle anlattı White, şehadet hikayesini: “Yıllar önce hücremde otururken yan hücrelerden bir müslüman mahkum yüksek sesle ezan okuyordu. Ne olduğunu anlamadım. Bir kaç gün tekrar edince kendisine sordum. Sonra bana okuduğu ezanın İngilizce tercümesini söyledi.”

White şöyle devam etti:

“Ezanın manası yüreğimi eritti. İşte hakikat bu olmalı dedim. Allahu Ekber, Allahu Ekber, Allah tek büyük Allah tek büyük. Evet hakikat buydu ve ben o tek büyük Allaha teslim olmalıydım. İslam ile ilgili bilgi aldıktan hemen sonra müslüman oldum.” O gün bugün White müslüman. Soy ismi White ama kendisi siyahi bir kardeşimiz.

Allahu Ekber sözünün büyüklüğü

Tek bir söz yani “Allahu Ekber” sözündeki büyüklük, insanın en büyük hakikati idrak etmesine vesile oluyor. Aslında özet bir sözdür “Allahu Ekber”. Yüreklerini Firavunlaştıran, şişmiş egoların ve maddenin enkazı altında kalmış biçarelerin gönül kulaklarına “Ey fani! Mütevazi ol” çağrısıdır “Allahu Ekber” sözü. Bu sözü duyanlar iki büklüm olurlar. Tevazu ve mahfiyet onlarda ahlaka dönüşür.

Add Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *